İnfertilite (Kısırlık) Nedir?

İnfertilite (Kısırlık) Nedir?

Kısırlık problemi olan hastalarda yumurtlamayı uyarıcı ilaçlar kullanımı,

  • Yardımla üreme teknikleri uygulaması,
  • Tüylenme problemleri,
  • Adet görememe,

Tubal tıkanıklık durumlarında mikro cerrahi yöntemlerle tüplerin açılması işlemleri yapılmaktadır.

İnfertilite nedir?

Üreme kapasitesinin istek dışında azalması infertilite adını alır. Bir başka ifade ile koruyucu bir yöntem uygulanmadan, düzenli bir cinsel yaşama rağmen (ortalama haftada iki kez cinsel beraberlik düzenli cinsel yaşam olarak kabul edilir) bir yıl süreyle gebelik oluşmamasına infertilite adı verilir. Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) infertilite tarifinde bu süre iki yıldır.

İnfertilite 2 sınıfta değerlendirilir:

A- Primer infertilite,
B- Sekonder infertilite.

Daha önce hiç gebelik oluşmamasına primer infertilite, buna karşılık daha önce gebelik oluşmasına rağmen bir başka gebeliğin oluşmamasına da sekonder infertilite adı verilir.
Toplumların kültürel ve sosyal yapı farklılıklarına bağlı olarak infertilite insidansı farklılık göstermektedir. Ortalama olarak çiftlerin %15'i infertildir. Evli kadınların yaklaşık 1/5'i infertilite nedeni ile hekime başvurmaktadır. Ülkemiz için bu rakamın %15'in üzerinde olduğu düşünülmektedir. Normal toplumda hiç doğurmamış kadınların yarısının gebe kalabilmesi için ortalama olarak gereken süre 5 aydır. Yani hiç doğurmamış kadınların yarısı ilk 5 ayda geriye kalan yarısı ikinci beş aylık dönemde gebe kalır. Bir gebeliğin oluşabilmesi zamanla doğru orantılı olarak artış göstermektedir. Buna göre bir çiftin 3 aylık dönemde gebeliğe ulaşma şansı %57 kadarken, 1 yıl sonunda bu oran %85'e yükselmektedir. Bir yıl daha bekleme ile yani ikinci yılın sonunda gebelik şansı %93'e ulaşır.

Gebe kalmak için gerekli koşulları, bu koşulları araştırmak için de adım adım yapılması gerekenleri çok iyi bilmek gerekir. Kadının sağlığı bir hamileliği taşımaya uygun olmalıdır. Diğer bir deyişle kadın fiziksel ve ruhsal olarak hamileliğe uygun olmalıdır. Erkek hamileliği oluşturacak düzeyde tohum hücresi üretebilmeli ve bu hücreleri dışarı ulaştırabilmelidir. Kadın yumurtalıklardan düzenli olarak yumurta olgunlaştırabilmeli ve bu hücreleri dışarı ulaştırabilmelidir. Bu dışarı atılan yumurta, yumurtalık kanalı tarafından kapılabilmeli ve döl yatağına doğru bu kanalda ilerleyebilmelidir. Erkek ve kadın doğru zamanda ilişkide bulunmalıdır. Erkeğin tohum hücreleri bu ilişkiden sonra kadının vücudunda yukarı doğru uzun bir yolu katedebilmeli ve kanalda ilerleyen yumurtaya ulaşabilmelidir. Erkeğin tohum hücresi yumurtayı delebilmelidir. Birbirine kavuşan her iki tohum hücresi tek bir hücre olarak kendilerini barındıracak yuvaya kadar ulaşabilmelidir. Bu yuvanın bu birlikteliği sonuna kadar sürdürecek donanıma sahip olması gereklidir.

Erkeklerde kısırlık nedenleri

Çocukları olmayan çiftlerin yaklaşık %30-50?sinde problem erkekten kaynaklanır. Erkekteki kısırlık nedenleri başlıca iki ana grupta toplanır.

1. Spermin sayı ve kalitesini etkileyen üretim bozuklukları.
2. Spermi dışarıya taşıyan kanallardaki tıkanıklıklar.

Erkekteki bu problemlerin nedeni, %30-40 olguda açıklanamaz. Sperm kalite ve sayısındaki bozuklukların nedeni bulunamadığında birtakım deneysel ilaç tedavileri uygulanır. Ancak, bu tedavilerin herhangi bir etkinliği olmadığı gösterilmiştir. Mikroenjeksiyon tekniğinin 1992 yılından itibaren uygulanmaya başlanması erkek kısırlığının tedavisinde bir dönüm noktası olup, bu teknik ile şiddetli erkek kısırlığı durumlarında bile yüksek gebelik oranları elde edilmektedir.

1. Sperm üretim bozuklukları

Erkek kısırlık olgularında spermin üretim ve olgunlaşma bozuklukları en çok rastlanılan sorundur. Üretim bozukluğu sperm sayısı ile ilgili olabileceği gibi kadın yumurtasının döllenmesini engelleyen sperm hareketlerinin zayıflığı veya sperm şekillerinin (Morfoloji) anormalliği ile de ilgili olabilir.

Erkeğin sperminin normal kabul edilebilmesi için sayısının en az 20 milyon/ml, hareketli sperm oranının %30 ve yapısal olarak normal sperm oranının %4?ün üzerinde olması gerekir. Sperm değerlerinin yukarıda belirtilenin altında olması halinde doğal yollardan gebelik elde edilmesinde belirgin zorluklar yaşanmaya başlanmaktadır. Birçok faktör spermiogenezi (sperm hücrelerinin üretimi ve olgunlaşması) olumsuz yönde etkileyebilir.

  • İltihabi hastalıklar
  • Bazı bakteri ve virüsler erkekte yumurtalık iltihabına sebep olur. Yumurtalıklarından iltihabi bir hastalık geçiren erkeklerin yaklaşık %25?inde kısırlık problemi oluşturur.
  • Hormon bozuklukları
  • Erkeklik hormonu olan testesteron hormonunun üretimini kontrol eden hormonlarda bozukluk olması durumu.
  • Çevresel problemler
  • Kanser tedavisi için kullanılan ışın ve ilaçlar sperm üretimini bozabilir.


2. Yapısal bozukluklar

Spermin üretim yeri olan testislerden dışarı çıkmasını engelleyen tam veya kısmi tıkanıklıklar kısırlık nedeni olabilir. Bu tıkanıklıklar doğuştan olabileceği gibi sonradan geçirilmiş bir enfeksiyona bağlı da olabilir. Testlerden geçirilmiş bir cerrahi müdahale de tıkanıklığa sebep olabilir.

Kısırlık problemi çeken ailelerin yaklaşık %40'ında erkeğe ait sorunlar ön plandadır. Son yıllarda inceleme tekniklerinin gelişmesi daha önce nedeni açıklanamayan bir çok sorunun yine erkek spermi ile ilgili olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle erkeğin incelenmesi kadında belirgin bir sorun olsa dahi ihmal edilmemelidir. Önceki evliliklerden çocuk sahibi olan erkeklerde bile bu inceleme mutlaka yapılmalıdır.

Kadında kısırlık nedenleri

Kadında yumurtlama bozuklukları

Yumurtlama tedavisi sabır gerektirir

Nedeni açıklanamayan kısırlık

Kısırlığın teşhisi

Tedavi (Aşılama)

İnseminasyon daha çok rahim ağzına ait problemlerin bulunduğu , sperm sayısından ve hareketliliğinden hafif bozuklukların bulunduğu veya çifte ait hiçbir problemin bulunmadığı, açıklanamayan kısırlık durumlarında uygulanır.

İnseminasyon için erkekten alınan sperm sayısı laboratuvar koşullarında çeşitli yıkama işlemlerine tabi tutularak sperm hücreleri dışındaki tüm sıvılardan arındırılır, sperm hücreleri çok az bir sıvı içinde konsantre edilip, sayı hareketlilik oranı arttırılır. Daha sonra bu sıvı ince bir kateter yardımı ile rahim ağzından geçirilerek doğrudan rahim içine verilir.

Bu tedavi rahim ağzından salgılanan mukusun spermin rahim içine geçişini engellediği durumlarda en iyi sonucu verir. İnseminasyon ayrıca nedeni açıklanamamış kısırlık olgularında ve hafif erkek kısırlığı olgularında da daha düşük başarı oranları ile kullanılır. En yüksek gebelik oranlarının ilk üç uygulamada olduğu altı uygulamadan sonra gebelik şansının çok düşük olduğu gösterilmiştir. Uygun koşullarda yapılmış üç inseminasyon sonrası yardımcı üreme tekniklerine geçilmesi düşünülebilir. Özellikle nedeni açıklanamayan kısırlık olgularında çiftlerin yaklaşık %25`inde tüp bebek uygulamasında spermden veya yumurtadan kaynaklanan büyük döllenme bozukluğu görülür. İnseminasyon tedavisiyle gebelik şansı altı uygulama sonucu yaklaşık olarak %30 civarındadır.
 

Bölüm Doktorları: Op. Dr. Nuray Günay, Op. Dr. Hale Uzer, Op. Dr. Bahar Aksünger, Uzm. Dr. Filiz Aydın
Soru sor