Tansiyonunuzu etkileyen 9 önemli neden

Tansiyonunuzu etkileyen 9 önemli neden

Ülkemizdeki tansiyon hastalarının, yarısının hastalığından haberi yoktur. Maalesef ülkemizde her 3 yetişkinden 1’indee yüksek tansiyon hastalığı görülmektedir. Tansiyon hastalığının genel belirtilerini enseden itibaren başlayan ağrı, kulakta uğultu ve çınlama, aniden oluşan baş dönmesi olarak sıralayabiliriz. Bu şekilde kendini gösteren hipertansiyon diye adlandırdığımız hastalık, vücutta oldukça hızlı ve kendini belli etmeyecek şekilde ilerleyerek kalp yetmezliğine yol açabilmektedir. Özel Meltem Hastanesi Uzm. Dr. Hüseyin Deniz Kılıç (Kardiyoloji Uzmanı), tansiyonun yükselmemesi için dikkat edilmesi gereken nedenler hakkında bilgilerini bizimle paylaştı.

Dünyada ve ülkemizde en çok karşımıza çıkan hastalıklardan biri

İnsan vücudunda kalbi bir motora benzetmemiz mümkündür. Kalp bir dakika boyunca yaklaşık 60-80 çarpma arasında değişmekte olan bir hızla dakikada 5-35 litre arası kanı vücuda pompalamaktadır. Bu sayı günlük ise 9000 litre kan olarak karşımıza çıkar. Her bir atım için ilk önce kalp, kanı pompalar daha sonra kanın tekrar kalbe dolması için bekler. Kanın pompalandığında oluşan, atardamar duvarındaki en yüksek basınca sistojik kan basıncı (büyük tansiyon), bekleme halinde oluşan en düşük basınca diyastolik kan basıncı(küçük tansiyon) denmektedir. Kan basıncı için olması gereken değerleri büyük tansiyon 120mm Hg, küçük tansiyon 80mm Hg civarındadır. Eğer ölçümler iki gün boyunca üst üste iki defa yapıldıysa büyük tansiyon 140mm Hg ve üzerinde veya küçük tansiyon 90mm Hg ve üzerinde olduğu durumları hipertansiyon (yüksek tansiyon) olarak adlandırabiliriz. Ölçümlerde büyük tansiyon değeri 120-139 mm Hg, küçük tansiyon değeri 80-89 mm Hg arasında olan kişileri yüksek tansiyon hastalığı için aday olarak gösterebiliriz. Bu tansiyon değerlerine sahip olan kişilerin, mutlaka beslenmelerini düzene sokmaları, sağlıklı gıdalar tüketmeleri, sigaradan uzak durmaları, bol bol spor yapmaları ve kilo vermeleri gerekmektedir.

Yüksek tansiyon riskini arttıracak 9 neden

  1. Yaş: Hipertansiyon genellikle ileri yaş hastalığı olarak bilinmektedir. Ne yazık ki dünya üzerinde ve Türkiye’de bu yaş giderek düşmektedir. Özellikle az hareketli ve stres dolu bir yaşam, alkol ve sigara alışkanlığı, obezite, aşırı tuz kullanımı saymış olduğumuz bütün bu etmenler kan basıncı normalin üstünde genç bireylerin oluşmasını sağlamaktadır. Hatta bu yaş orası 13-14 yaşlara kadar indiğini görmekteyiz.
  2. Cinsiyet: Tansiyon hastalığı 50 yaşın altındaki erkek bireylerde daha fazla görülmektedir. 55 yaşından sonra ise daha çok kadınlarda görülmektedir.
  3. Katılım: Tansiyon hastalığı da birçok hastalık gibi genlerden gelmektedir. Yüksek tansiyonlu kişilerde %60 oranında aile büyüklerinde tansiyon rahatsızlığı vardır.
  4. Kilo fazlalığı(Obezite): Kilosu fazla olan insanların %40’ında yüksek tansiyon rahatsızlığı görülmektedir.
  5. Diyabet(Şeker hastalığı): Şeker hastalarında yüksek tansiyon oldukça sık karşımıza çıkmaktadır.
  6. Tuz tüketimi: Olması gerektiğinden daha fazla tuz tüketimi bireylerde yüksek tansiyona zemin hazırlamaktadır.
  7. Hareketsiz yaşam: Hareket etmeyen bireylerde yüksek tansiyon rahatsızlığı daha fazla görülmektedir. Sporun önemini bir kez daha anlamamızı sağlayan durumlardan bir tanesidir.
  8. Alkol tüketimi: Fazla alkol tüketimi tansiyonu tetikleyen etkenlerden bir tanesidir.
  9. Stres: Her hastalığın altında stres yattığı gibi, yüksek tansiyonu da stres arttırmaktadır.

Kalbiniz ve vücudunuz tehlike de

Yüksek tansiyon kalbin işini oldukça zorlaştırmaktadır böylece kalp olması gerektiğinden daha fazla bir basınca karşı çıkmak mecburiyetinde kalır. Kişinin kalbi, bu basınçtan kurtulamazsa kalp duvarları giderek kalınlaşır bunun sonucunda kalp yetersizliği ortaya çıkar. Atardamarın içinde bulunan yüksek basınç, zaman geçtikçe damar duvarlarını zedeler. Kalp, böbrek, göz ve beyin damarları uzun yıllar boyunca yüksek basınca maruz kalarak direnir. Bu sebeple yüksek tansiyonu yıllarca farkına varamayabiliriz. Tansiyon vücudumuzda sinsice ilerler. Belirtilerini fark edilmiyor olması vücudun zarar görmediği anlamına gelmez. Felç, görme bozukluğu, kalp krizi ve böbrek yetersizliği yüksek tansiyonun sonuçlarından bazıları olarak karşımıza çıkmaktadır.

Tansiyonu nasıl kontrol altına alabiliriz

Yüksek tansiyonu kontrol altına alabilmek için ilk önce hayat tarzlarını değiştirmeleri gerekmektedir. Bunun için 5 tane önemli maddeye uymaları gerekmektedir.

Yiyecekler: Daha çok sağlıklı besinler olan meyve, sebze gibi ürünlerin tüketimini arttırmaları gerekmektedir. Tuz tüketimini azaltmalı, doymuş ve trans yağ tüketimini en aza indirilmelidir. Kişi başı ortalama 14,8gr tuz alımını geçmemeleri gerekir. Ayrıca bu tuzun büyük bir kısmını ekmekten karşılamalı sofradaki tuz tüketimini yok denecek kadar azaltılmalıdır. Soğan, sarımsak, potasyum, magnezyum gibi kan basıncının düzenlenmesinde etkili olan yiyecekler bol miktarda tüketilmelidir. Yağda yapılan her türlü besinden uzak durulmalıdır. Kurutulmuş yakısı, üzüm, fasülye, incir, avokado, domates gibi potasyumu oldukça fazla kalsiyum düşürücü etki bırakan besinler tercih edilmedir.

Alkol ve sigara tüketimi: Sigara kullanımı kesinlikle bırakılmalı, alkol aşırı tüketilmemelidir.

Düzenli spor: Bireylerin hareket halinde olması kilosunu kontrol etmesinde oldukça yardımcı olacaktır. Spor yaparak günlük hareket ihtiyacı karşılanmalıdır. İlaç: Yüksek tansiyon doktor gözetimi altında özür boyu tedavi edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle doktor ve hastanın uyumu başarılı bir tedavi sürecine zemin oluşturacaktır.

Modern yöntemler: Hastanın doğuştan sahip olduğu kalp hastalığı ( aort da darlık gibi ), ya da edinsel olarak kazanılan böbrek damarlarında oluşan problem nedeniyle tansiyonu olması gerektiği değerlerde olmayan hastaların gerçek problemleri ameliyat yardımıyla veya ameliyatsız olarak sorunları çözülmektedir. Aynı zamanda hormon bozukluğu, metabolik bozukluk gibi rahatsızlıklar medikal yollarla veya girişimsel yöntemler kullanılarak tansiyon problemi rahatlıkla çözülebilir.

Yüksek tansiyonlu hastaların dikkatine…

Doktorunuzun sizin için seçmiş olduğu ilaçlar çok düzenli bir şekilde kullanılmalıdır. İlaç tedavisi süresince kan basıncı düzeyi takip altına alınmalıdır. Hasta tansiyonu her gün aynı saatte ölçmesi gerekmektedir. Ölçüm yaparken, kaliteli bir ölçüm aleti kullanmaya, ölçümden önce 30 dakika boyunca herhangi bir aktivite yaparak yorulmamış olmasına ve tansiyon ilaçlarını almadan önce ölçmeye dikkat etmelidir.

Sarımsak ve limon tedavi yöntemi değildir

Halk arasında tansiyon ilacı olarak bilinen ve oldukça sık başvurulan sarımsak ve limon suyu, hiçbir zaman tam bir tedavi sağlamaz. Ancak tansiyonun düzenlemesine yardımcı olabilir. Evde bu uygulamayı yaptığınızda, tansiyon hala düşmüyorsa mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna gidilmelidir.

Bölüm Doktorları: Uzm. Dr. Hüseyin Deniz Kılıç
Güncelleme Tarihi:17/07/2018
Yayınlama Tarihi:23/01/2018
Okunma Sayısı:340
Soru sor