Kişilik Değişikliği Alzheimer’ın İlk Belirtisi Olabilir

Kişilik Değişikliği Alzheimer’ın İlk Belirtisi Olabilir

Beyin hücrelerinin bilgi toplama ve elektriksel iletimde kullanma maksadıyla gün içerisinde binlerce protein ürettiğini söyleyen Uzm. Dr. İrem Yitmen şöyle konuştu, “Görevi tamamlanan amiloid beta isimli proteinler parçalanıp yok olmayabiliyor. Bunun yerine çöp hücreler arası bir ortamda birikim gösterebiliyor. Çöp protein mekanizması, Alzheimer ve benzer şekilde beyni tahrip eden hastalıklarda sıklıkla gözlenmektedir.

Bu psikolojik belirtiler ile görülüyor

Çöp protein dediğimiz proteinler bellekte özellikle yakın hafıza bölgelerini tahrip etmekteler. Dolayısıyla hastalık bu bölgede başlamaktadır. Ancak bilinenin aksine Alzheimer hastalığı ilk olarak unutkanlık değil kişilik değişmesi ve hastanın bilinenden farklı davranışlar sergilemesi, normal dışı tepkiler göstermesi gibi psikolojik semptomlar ile kendisini göstermektedir. Alzheimer hastalığının ilerleyen evrelerinde ise kişi, hastalığını inkâr etmekte ve çevresindekilere aslında hiç de unutkan olmadığını iddia edebiliyor. Bellek bulguları çok ön plandadır ve bu nedenle belirtiler bunlarla sınırlı gibi düşünülür. Oysa hastanın davranışları, yürümesi ve hareketleri olumsuz yönde etkilenebilmektedir. Hasta giderek hayattan izole olur ve bir süre sonra bebeksi davranışlar sergilemeye başlar. En sonunda ise tamamen yatağa bağlı hale gelebilir.

Her unutkanlığı Alzheimer ile karıştırmamak gerekiyor

Teknolojinin günümüzde hayatımıza fazla girmesi ve yoğun iş temposu ile unutkanlığın sıklığının arttığını söyleyen Uzm. Dr. İrem Yitmen ancak yaşanan her unutkanlığın Alzheimer’a işaret etmediğinin de bilinmesi gerektiğini söylüyor. Gündelik unutkanlık hadiselerinin yanı sıra Alzheimer’da unutkanlıklar sürekli inkâr edilmektedir. Bu dönemde hastalar, yakınlarının ona unutkan olduğunu söylemelerine çok sinirlenirler. Unutkanlıkla beraber hastalar yetenekli oldukları alanlardaki becerilerini de yavaş yavaş kaybetmeye başlarlar. Zamanla bambaşka bir kişiliğe bürünebilir ve sosyal ilişkilerinde bozulma görülebilir.  

Diyabet ve obezite riski varsa dikkatli olun

Hareketsiz yaşam, diyabet, kolesterol, yanlış diyet ve obezite gibi kalp ve damar sağlığını tehdit edebilecek olan riskler beyin sağlığı ile yakından ilgilidir. Konu hakkında Dr. İrem Yitmen, “Beyin hücreleri aktif haldeyken tek enerji kaynağı vardır o da glikozdur. Bu sebeple şeker metabolizması beyin açısından oldukça büyük önem taşımaktadır. Şayet kişide diyabet, metabolik sendrom ya da obeziteye yatkınlık var ise beyin daha kolay yorulur, enerjiyi tüketir. Kolesterol seviyesi ve kalp damar sağlığı Alzheimer bakımından risk faktörleri arasında sayılır.” dedi.

Hobi edinmek son derece önemli

Zihni aktif tutmanın, sosyal hayatın içine daha dahil olmanın ve hobi edinmenin hastalığı ve etkilerini yıllarca geriye itebileceğini söyleyen Dr. Yitmen şöyle devam etti, “Depresyon, Alzheimer hastalığını tetikliyor. Bundan korunmak için bir hobi ya da sporla ilgilenmek son derece önemlidir. Aksi takdirde depresyon için kullanılan ilaçlar kişinin beyninde zarar oluşturabilmektedir. Stres sadece üzüntü ve depresyonu ifade etmez. Kişinin kendisine stres yaratan durumların farkına varması, belirlemesi ve bunları hayatından çıkarması gerekir. Bunun yanında yeni uğraşlara zaman ayırmak önemlidir. Daha çok hareket etmek, yeni beceriler kazanmak, evde günlük kullanılan elektrikli aletlerle yapılan bazı işleri kas gücüyle yapmak vücudun ve beyni aktif kılar.”

Beyin sağlığınızı koruyabilirsiniz

Ailesinde bunama vakası, Alzheimer ya da felç öyküsü bulunan kişilerin mutlaka felç ve bunama riski açısından değerlendirilmesi gerekir diyen Dr. İrem Yitmen, potansiyeli yüksek kişilerin genetik ve diğer risk faktörleri bakımında ölçüme alınması gerektiğini vurgulayarak unutkanlıkların nitelik ve nicelik bakımından değerlendirilmesinin gerekliliğinin altını çiziyor. Yapılacak ölçümlerin ardından kişiye hayat tarzında, ruhsal, zihinsel hayatında müdahale ve yönlendirme gerekiyor. Ayrıca zihinsel kapasitenin durumuna bakmak ve incelemek açısından birtakım zihinsel testler yapılabiliyor. Bu testlerde dikkat edilmesi gereken şey kişilerin kültür, dil ve eğitiminden herhangi bir şekilde etkilenmeden, herkese uygulanabilir testlerin yapılmasıdır. Uygulanacak testlerin zaman içinde kendisini gösterebilecek durumlara karşı da hassas olması gerekiyor.

Alzheimer’dan korunmak için yapılabilecekler nelerdir

Alzheimer’dan korunmak için bir takım tedbirler sıralayan Dr. İrem Yitmen, hastalığa neden olan çöp proteinlerin temizlenmesine yönelik yapılan çalışmalarda büyük gelişmeler yaşandığını dile getiriyor. Hastalığa sebebiyet veren proteinler ve verdiği zararlar hem kan testi sayesinde hem de radyolojik olarak görülebiliyor. Alzheimer’ın tedavisi günümüzde hala kesin olarak bulunmamaktadır. Fakat hastalığa yakalanmamak ve belirtileri ertelemek için bir takım önemli detaylar göz önünde bulundurulabilir.

Alzheimer’a karşı alınabilecek tedbirler arasında;

Bilişsel beyin egzersizlerine önem verilmeli, bunu bir alışkanlık haline getirmek gerekir,

Fiziksel beden egzersizlerini aksatmamak,

Beyin sağlığına destek olacak beslenme planı uygulamak,

Sigara ve alkol tüketimini azaltmak,

Depresyondan korunma açısından önlemler almak,

Uyku düzenine dikkat etmek,

Kan basıncı ve kan şekerinin düzenlenmesine dikkat etmek, obezitenin önlenmesine karşı destek almak,

Bazı genetik özelliklere dikkat etmek ve stresle depresyonu olabildiğince uzak tutmak önemlidir.

Bölüm Doktorları: Uzm. Dr. İrem Yitmen
Soru sor