Sürekli yorgun hissediyorsanız sebebi horlama olabilir

Sürekli yorgun hissediyorsanız sebebi horlama olabilir

Horlama ve uyku apnesi denilen durum hava akışını engelleyen veya daraltan sebepler nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Ortalamaya vurmak gerekirse %70-80’lik bir oranda boğaz, geniz, bademcik, yumuşak damak ve dil kök bölgelerinde gevşeme sebebiyle ortaya çıkmaktadır. Horlama, fiziksel nedenle bağlı olarak da görülebilir. Yoğun fiziksel aktivite sonrası görülen horlama en sık olanıdır. Yaşlanma beraberinde solunum yolu yapılarında gevşemeleri artırmaktadır. Yaşlanmayla beraber kilo sorunları ve bazı hastalıkların kendisini göstermesi ile horlama da akabinde sıklaşmaya başlar.  

Uyku apnesi ile kalp krizi gelebilir

Horlamanın basit horlama ve uyku apnesi olarak 2 gruba ayrıldığını belirten Yrd. Doç. Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi şöyle devam etti, “Basit horlama dediğimiz durumda horlama sadece uykuda sesli solunuma sebebiyet verir. Uyku apneside ise durum uyku esnasında solunum durması kan oksijen düzeyinde ciddi düşmeler ile kendisini gösterir. Basit horlamada horlayan kişi kendisinden ziyade çevredekileri rahatsız etmektedir. Burun kemiğinde eğrilik, aşırı kilo alma gibi altındaki sebepler belirlenirse tedavi hızlı ve başarılı bir şekilde gerçekleşecektir. Uyku apnesinde ise durum daha ciddidir. Çünkü uyku apnesi hayatı tehdit eden hatta bununla kalmayıp kişinin uykusunda ölümüne yol açabilen bir rahatsızlık olarak öne çıkar. Tüm bunların yanında kişi gece iyi bir şekilde dinlemediği için gün içerisinde yorgunluk, uyuklama, dikkat dağınıklığı, baş ağrıları, işte ya da okulda başarısızlık, kalp rahatsızlıkları ve hipertansiyon ile karlı karşıya kalabilir.”

Horlamanın nedenleri

Horlamanın altında yatan nedeninin belirlenmesinin önemli olduğunu vurgulayan Dr. Kepekçi olası sebepleri şu şekilde sıraladı:

  1. Yumuşak dokularda gevşeme
  2. Sigara kullanımı
  3. Aşırı kilo alımı
  4. Alt, üst çenede ve ağızdaki bazı anatomik bozukluklar
  5. Burundaki eğrilikler ya da burun etindeki büyümeler
  6. Bademciklerin büyüklüğü
  7. Küçük dil ve yumuşak damağın çok sarkık olması
  8. Özellikle çocukluk dönemlerinde geniz etinin arka burun deliklerini tıkaması ve hava geçişini engellemesi
  9. Dilin normalden büyük olması
  10. Antispsikotik, antihistaminik ve antidepresan gibi ilaçlarda görülen yan etkiler
  11. Dil kökünün anatomik olarak boğaz arka duvarına yakın olması ya da dil kökünde bademciklerin büyük olması neden olabilir.

Uygun tedavi yöntemi ile horlamanın önüne geçmek gerekiyor

Horlama vakasında ilk olarak tedaviye karar vermeden önce hastanın detaylı olarak muayene edilmesi, horlamanın nedeninin bulunması gerektiğini belirten Dr. Kepekçi sözlerine şu şekilde devam etti, “Bir takım tetkikler yapılmalıdır. İlaçlı uyku endoskopisi, sedasyon altında endoskopi, fleksibl laringoskopi, üç boyutlu tomografi, dinamik uyku MR’ı ve yan kafa grafisi gibi tetkiklerin bir ya da birkaçı yapılır. Horlamaya sebebiyet veren patoloji tespit edilir ve akabinde en uygun tedavi yöntemi seçilir. Cerrahi yöntemde başarılı olmak için doğru yöntemi seçmek gerekir. Tedavi aşamasında burunda tıkanıklık varsa bunu gidermeye yönelik cerrahi çalışmalar, küçük dil ve damak cerrahisi, çene ve dil köküne yönelik cerrahi ve gırtlak bölgesine uygulanacak cerrahi işlemler söz konusudur. Bununla beraber sinir uyarısı yöntemleri dediğimiz uygulamaya başvurulabilir Eğer hastada ağır uyku apnesi ya da cerrahi yapılamayacak düzeyde bir durum var ise rahat nefes almaları adına CPAP ya da BPAP cihazlarından destek alınmaktadır.”     

Bölüm Doktorları: Yrd. Doç. Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, Op. Dr. Gökalp Dizdar
Güncelleme Tarihi:26/09/2018
Yayınlama Tarihi:19/04/2018
Okunma Sayısı:241
Soru sor