Tükürük Bezi Hastalıkları

Tükürük Bezi Hastalıkları

Tükürük bezi hastalıkları genellikle kendini yüz veya çene altındaki şişliklerle belli eder. Genel olarak ta bu şişlikler çoğu kez yemek yeme sırasında ortaya çıkar ve yemekten sonra yavaş yavaş küçülerek kaybolur. Eğer bu tükürük bezi kanalı tam tıkanmış ise şişlikler tam olarak geçmez ve kalıcı olabilir.Bu şişlik zaman zaman ağrılı olabilmektedir, tükürük bezi iltihabına yol açmış ise üzerinde kızarıklık ve sıcaklık artışı da görülebilmektedir.

Tükürük bezinin şişmelerine şu hastalıklar yol açar:

  • Tükürük bezi taşları oluşumu (en sık rastlanılan sebeptir).
  • Tükürük bezinde kanal darlığı oluşumu
  • Tükürük bezi kanal tıkaçlarının tıkanması
  • Tükürük bezinin iltihaplanmaları
  • Tükürük bezi kanalı anatomik bozuklukları
  • Çocuklarda tekrarlayan tükürük bezi iltihapları
  • Radyoterapi sonrası, tiroid hastalıkları (tiroid kanserleri) tedavisi sonrası oluşan kanal tıkanıklıkları ve yapışıklıkları
  • Tükürük kanalını tıkayan yabancı cisimler (saç teli, çay, kılçık gibi)
  • Erişkinlerde bağ dokusu hastalıkları
  • Tükürük bezi tümörleri

 

Tükürük Bezi Taşlarında Ameliyatsız Dönem Başladı

Toplumumuz arasında safra kesesi ve böbrek taşları kadar yaygın olarak bilinmese de tükürük bezlerinde görülebilen taşlı hastalıklar kişinin yaşantısını çok kötü etkileyebilmekte. Yanaklarımızda ve çene altlarımız da ikişer tane olarak bulunan büyük tükürük bezlerinde taşlar oluşabilmektedir.

Tükürük bezi taşlarının belirtileri nelerdir?

Tükürük bezinin ağzımıza su boşaltan kanallarını bu taşlar tıkandığında hastalığın belirtileri ortaya çıkıyor. En sık rastladığımız belirtisi de yemek yerken yanaklarda ve çenenin altında oluşan ağrılı şişliklerdir. Şayet bu durumda tükürük salgısını uyaran ekşili ve asitli yiyecekler tükürük bezlerinde daha belirgin şişmelere yol açabiliyor ve eğer tükürük bezi kanalı tam tıkanmamışsa da bu ağrılı şişlikler yemekten sonra kendiliğinden yavaş yavaş küçülüyor. Eğer bu şişlikler hemen küçülmüyor ise, çok ağrı yapıyor ve ısınıyorsa tükürük bezinde iltihaplanma da başlamış demektir.

Tükürük bezi taşları ne zaman belirti veriyor?

Tükürük bezinde taşların büyümesiyle beraber tükürüğü boşaltan kanallar tıkanıyor ve bu yüzden dolayı tükürük bezi şişiyor ve özellikle yemekler sırasında aniden hastayı rahatsız ediyor. Tükürük bezi kanalları 2-3 mili metre çapındadır ve bu boyutlara ulaşmış olan bir taş tükürük salgısını dışarı çıkmasını da engelliyor. Bazen bu tükürük bezi kanalında hareket halinde olabiliyor. Bu yüzden dolayı da kanal bazen açık, bazen kapalı olduğundan hastanın şikâyetleri her zaman olmayabiliyor. Genellikle olarak tükürük bezi şişlikleri kanal açıldığında küçülmeye başlar ve yeniden kanal tıkanıncaya kadar eski haline dönebilir. Ancak biz uzmanlar tarafından bilinir ki "tükürük bezi taşları her sene 1 milimetre kadar büyüdüğü için sonunda kanalı tam olarak tıkar "ve hastanın ağrılı şişlikleri kendiliğinden geçmez. Buna çare olarak ta ameliyat yapılması gerekir.

Tükürük bezi hastalıklarının teşhisi nasıl yapılır?

Hastanemize tükürük bezi şişliği şikâyeti ile başvuran hastalarda öncelikli olarak basit bir kulak burun boğaz muayenesi yaptırılır. Sonrasında yüzdeki veya çene altındaki şişliğin ultrasonografik incelemesinin yapılması istenir. Tükürük bezinde bulunan 3 milimetre civarındaki taşlar ultrasonografide görülebilir, daha küçük olan taşlar saptanamayabilir, fakat bu kanal genişlemesi gibi belirtiler verebilir. Şüpheli olan durumlarda ise tomografi de istenilebilir. Ya da onun yerine günümüzde olduğu gibi tükürük bezi kanalının içerisine endoskopik yöntemle doğrudan bakılabilir ve bu sayede hem hastalığın tanısı yapılabilir hem de tanıyla beraber tedavisi aynı anda yapılabilir. Bu yönteme de tükürük bezlerinin endoskopisi adı verilmektedir.

Tükürük bezi taşlarının tedavisi nasıl yapılıyor?

Günümüz teknolojisine kadar kanalı tam tıkamayan taşlarda hasta tekrarlayan antibiyotik ve ağrı kesici ilaçlarla tedavi edilmeye çalışılır ve eğer taş kanalı tam olarak tıkamış ise tükürük bezinin tamamı ameliyat ile çıkartılırdı. Ama günümüz teknolojisi ile tükürük bezinin kanallarından girebilen endoskop yardımıyla bu taşlar kanal içerisinden çıkarılıp alınabiliyor ve hasta tamamen bu sıkıntılardan kurtuluyor. Bu yönteme tıp dilinde tükürük bezine endoskopik yolla kanal içi girişimi adını veriyoruz. Genellikle bu işlemin yapılabilmesi için taş çapının kanal çapından çok fazla büyük olmaması gereklidir. Ama bazı durumlarda ise büyük taşları lazerle veya şok dalga taş kırma cihazlarıyla daha küçük parçalara ayırarak sonrasında yine aynı kanal içerisinden çıkartılabiliyoruz. Eğer çok büyük taşlar var ise bu yönteme izin veremeyeceği için ağız içinden endoskopik yaklaşımla birleştirilerek yapılan bir cerrahi işlem ile çıkartabiliriz. Koruyucu yöntemler dışında da tükürük bezinin çıkarılacağı geniş ameliyatlara da başvurulabilir ancak bu yöntemlerin uygun olmayacağını hastalara söylemek gerekir.

 

Tükürük Bezi İltihabı nasıl gelişir?

Biz insanlarda tükürük bezi hastalığı denildiğin de en sık karşılaşılan durum tükürük bezi taşı ya da tükürük bezi iltihabıdır. Fakat önce tükürük bezi iltihabı gelişir ve sonrasında taş oluşumuna yol açar. Ya da tam tersi tükürük bezi kanalı tükürük bezi taşı ile tıkanır ve bu tükürük bezinin iltihaplanmasına yol açar. Genel olarak tekrarlayan tükürük bezi iltihapları, tükürük kanallarının daralması veya tıkanmasına yol açabilmektedir. Bu yüzden dolayı iltihabi sürecin tekrarlayarak devam etmesine neden olur. Bu kanalların sialendoskopi dediğimiz teknik ile açılıp temizlenmesi tükürük bezinin normale dönmesini sağlayarak etkin bir tedavi yöntemi sağlamaktadır. Fakat tükürük kanallarında tekrarlanan genişletmeler yüzünden kronikleşmiş tükürük bezi iltihapları da mevcuttur. Ayrıca günümüzde bazı guatr hastalarında uygulanan radyo iyot (atom tedavisi) diğer adıyla da radyoaktif iyot (RAİ) tedavisi sonrası tükürük bezi şişmeleriyle kendini gösteren ve tekrarlayan tükürük bezi iltihapları görülebilmektedir. Bu durumda da en etkili tanı ve tedavi yöntemi sialendoskopik endoskopi tekniğidir.

Klasik Tükürük Bezi Ameliyatları Nasıl Yapılıyor?

Sialendoskopi tekniğinin günümüzde giderek artan yüksek başarı oranlarıyla artık klasik açık tükürük bezi ameliyatlarının da giderek daha az yapılmasına neden olmuştur. Sialendoskopi olanağı olan merkezlerde tükürük bezlerinin açık ameliyatları son seçenek olarak düşünülmektedir.Çenenin altındaki tükürük bezi için, sialendoskopik girişimle taşın çıkartılamayacağı durumlarda ya da tümör durumlarında ise tükürük bezi ameliyatı da tükürük bezinin tamamının alınması şeklinde yapılır. Bu ameliyatın en bilinen riski, şişme olan bölgede dudak köşesinin geçici veya kalıcı felcidir. Bunun yanı sıra tükürük bezlerinin klasik ameliyatların da son derece uzman hekimlerin bulunduğu merkezlerde yapılmalıdır. Bu istenmeyen durumlar sık olarak görülmezler. Fakat dilde tat duyusunun azalması, yara infeksiyonu, kanama ve yara izi kalması diğer istenmeyen durumlar arasında da sayılabilir.

Yanak tükürük bezinde yapılan klasik ameliyatların en önemli riski ise yüz sinirinin ana dalcıklarının ameliyat sırasında zedelenmesidir ki, bu durumda kısmi ya da tam yüz felci olabilir. Bu yüzden yanak tükürük bezinde açık ameliyat cerrahilerine tümörler dışında hemen başvurulmaz. Sialendoskopi tekniği özellikle yanak tükürük bezinde ki taşlarda bu yüzden ilk seçenek olarak kabul edilmektedir. Yanak tükürük bezi ameliyatlarında da çene altı tükürük bezlerinin ameliyatlarında yaşanan diğer istenmeyen durumlar görülebilir. Fakat bununla birlikte zorunlu durumlarda ise açık tükürük bezi ameliyatları, kendi alanında deneyimli uzman kişilerce güvenli merkezlerde yapılabilmektedir.

Bölüm Doktorları: Yrd. Doç. Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, Op. Dr. Gökalp Dizdar
Soru sor