Sağlığınız için yemekleriniz tuz yerine baharatla tatlansın

Sağlığınız için yemekleriniz tuz yerine baharatla tatlansın

Asıl adı sodyum klorür olan sofra tuzunun %60’ı klor ve yüzde %40’lık bir oranı sodyumdan oluşmaktadır. Sodyum sıvı ve asit-baz dengesini sağlamak amacıyla organizmada önemli bir rol oynar. Sodyum besinlerde doğal bir şekilde bulunan bir mineraldir. Tuz tüketimi bunun için doğru bir şekilde yapılmalıdır. Tuz tüketiminde aşırıya kaçılması sağlığı tehdit edebilmektedir. Şayet kişi sodyuma karşı duyarlı ise fazla sodyum alımı dolayısıyla kan basıncında yükselme görülür. Yüksek kan basıncı demek ise kalp hastalıkları, hipertansiyon, böbrek hastalıkları ve felç riski taşımaktadır.  

Tuz tüketiminde denge olmalıdır

Sodyum eksikliğinde zihin bulanıklığı, kusma, ağrı, kas yorgunluğu, kramp, ağrı, solunum yetersizliği ve iştah azalması gibi durumların görüldüğü belirten Uzm. Dr. Çetin Yücesoy nu nedenle tüketiminde dengenin önemli olduğunu dile getiriyor. Dr. Yücesoy, “Yetişkinlerde sodyum gereksinimi minimum günde 500 mg’dır. Bu miktarın karşılığı ise yaklaşık 4’te bir tatlı kaşığı tuzu işaret eder. Maksimumda tuz tüketimi ise günlük 6 gr yani 2.4 gr sodyum olmalıdır. Normal şartlar altında sodyum yetersizliği oluşmaz. Fakat bireyin uzun süreli kusma ve ishali varsa sodyum düzeyinde azalma görülebilir.” dedi.

Toplumda yüzde 30’dan fazla fazla birey sodyuma duyarlı

Hipertansiyon fazla tuz tüketimine bağlı olarak ortaya çıkar ve kalp böbrek hastalıkları, felç için temek risk faktörü oluşturmaktadır. Bazı kişilerin sodyum alımından etkilenmeyebileceğini belirten Uzm. Dr. Çetin Yücesoy, “Bunun nedeni fazla sodyum vücuttan terleme ve idrar ile atılabilir. Fakat toplumun %30’undan fazlasında sodyuma duyarlılık mevcuttur. Bu bireylerin diyetlerindeki fazla olan sodyum yüksek kan basıncına neden olur. Kişide sodyuma duyarlılık mevcutsa, kan basıncı da yüksek ise sodyum mutlak suretle azaltılmalıdır. Sodyum azaltılması ile kan basıncının düşmesi sağlanabilir.” şeklinde konuştu.

Kemik erimesi ve kırıklara neden olabilir

Tuz tüketiminin fazla olması idrarla kalsiyumun dışarı atılmasına neden olur. Kemiklerden kalsiyum kaybı ise bilindiği gibi osteoporoz ve kemiklerin kırılma riskini ortaya çıkarmaktadır. Kalsiyumdaki kaybın artışı kemik erimesini (osteoporoz) ve kemiklerin kırılma riskini ciddi manada tetikler. Bu sebepten daha tadına bile bakmadan yiyeceklere tuz eklemek ve tuzu yersiz bir şekilde tüketmek doğru bir hareket değildir.

Böbrek ve karaciğer hastaları açısından daha riskli

Tuzun gereğinden fazla tüketilmesinin kandaki tuz miktarını artıracağından sık bir şekilde susama durumunu ortaya çıkaracağını belirten Dr. Çetin Yücesoy içilen su ile birlikte fazla tuzun idrar ve terle dışarı atıldığını belirtti.  Dr. Yücesoy, “Bu durum ile beraber kandaki tuz miktarı artar ve suyu da kendisine çekerek vücutta belirli yerlerde şişme yani ödem gerçekleşir.” dedi.

Tuz kullanımını azaltmak istiyorsanız…

Tuz kullanımını azaltmak için öncelikle tuz yerine geçen maddelerin kullanılması gerektiğinin altını çizen Dr. Yücesoy örnek olarak ot-baharat karışımlarını, limon ve limon sularını tavsiye ediyor. Bununla beraber tuz içermeyen çeşitli karışımlar da mevcuttur. Ayrıca mutlaka ürünlerin etiketlerindeki içerikleri okumayı alışkanlık haline getirmek de gerekiyor. Bazı ot ve baharat karışımlarında sanılanın aksine yüksek oranda hem tuz, hem de sodyum mevcut olabiliyor.

Bölüm Doktorları: Uzm. Dr. Çetin Yücesoy, Uzm. Dr. Sinem Evsine
Güncelleme Tarihi:26/09/2018
Yayınlama Tarihi:19/04/2018
Okunma Sayısı:237
Soru sor