Anasayfa»Haber»Mammografi De Sgk Ve Devlet Memurlari Ile Anlasmaliyiz

MAMMOGRAFİ DE SGK VE DEVLET MEMURLARI İLE ANLAŞMALIYIZ - Özel Meltem Hastanesi

MAMMOGRAFİ DE SGK VE DEVLET MEMURLARI İLE ANLAŞMALIYIZ


Hastanemizde de cihazı bulunan Mammografi, meme muayenesi esnasında memede şüpheli bir kitle bulunması durumunda bu kitlenin yerinin ve niteliklerinin belirlenmesi amacıyla yardımcı bir tanı testi olarak yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Bununla beraber meme kanseri açısından hiçbir risk faktörü bulunmayan, hiçbir şikayeti olmayan ve yıllık yapılması önerilen meme muayenesi normal bulunan kadınlara da belli aralıklarla meme kanseri tarama testi olarak rutin mamografi önerilmektedir.
Bu aşamada öncelikle belirtilmesi gereken bir konu mammografi incelemesine mutlaka dikkatli bir meme muayenesinin de eklenmesinin erken tanı olasılığını artırma açısından son derece önemli olduğudur. Bu meme muayenesi bu konuda tecrübeli bir Genel Cerrahi Uzmanı tarafından gerçekleştirilir.

Neden Rutin Mammografi?

Meme kanseri kadınlarda nispeten sık görülen bir kanser türüdür. Ülkeden ülkeye yapılan istatistikler farklılık gösterebilmekle beraber çoğu ülkede kadınlarda kansere bağlı ölüm nedenleri arasında meme kanseri akciğer kanserinden sonra ikinci sırayı almaktadır. İstatistikler her 12 kadından birinin hayatının bir döneminde meme kanserine yakalanacağını ve hastalığa yakalanan her 25 kadından birinin bu nedenle hayatını kaybedeceğini göstermektedir.
Tarama testlerinin amacı bir hastalığın ortaya çıkacağını önceden anlamaya çalışmak veya hastalığı erken evresinde yakalamaktır. Bu, hastalığa bağlı ortaya çıkacak sorunların azalmasına önemli katkılarda bulunur. Mammografinin kadınlara belli aralıklarla yapılmasının doktorlar tarafından şiddetle önerilmesi, bu tarama testi sayesinde meme kanserinin erken tanınabilmesiyle hastalığa bağlı ölüm riskinin %70 oranında azaltılabilmesidir.

Rutin Mammografi Ne Sıklıkta Yapılmalıdır?

Günümüzde tarama amaçlı mammografinin meme kanseri açısından risk faktörü bulunmayan kadınlara 40 yaşında başlanması, 50 yaşına kadar 2 yılda bir, daha sonra yılda bir uygulanması önerilmektedir. Her yıl yapılan rutin jinekolojik muayeneler esnasında yapılan meme muayenesinde bir sorun saptanması durumunda veya kadının her ay kendi yaptığı meme muayenesi esnasında bir sorun saptaması ve bu sorunun doktor muayenesiyle doğrulanması durumunda mammografi yenilenir.
Otuz yaşından daha genç olan kadınlarda bir yandan meme dokusunun yoğun olması nedeniyle görüntülemenin zor olması, öte yandan meme kanseri görülme olasılığının oldukça düşük olması nedeniyle bu yaş grubundaki kadınlara rutin mammografi önerilmez. Genç bayanlarda meme dokusundaki sorunlar genellikle meme muayenesi ve meme ultrasonografisiyle aydınlatılır.
Ailesinde meme kanserli birey bulunan veya meme kanseri geliştirme açısından çeşitli risk faktörleri olan kadınlarda rutin mammografi aralıkları Genel Cerrahi Uzmanı\'nın belirlediği şemaya göre uygulanır.


Nasıl Ve Ne Zaman Yapılır?


Mammografi meme dokusunun adet döngüsünün içinde en iyi görüntülenebildiği bir dönemde yapılmalıdır. Bu dönem adet kanamasının başladığı ilk hafta içerisinde hormon seviyelerinin henüz nispeten düşük olduğu günlerdedir.
Mammografi, mammografi cihazı adı verilen özel bir röntgen cihazı yardımıyla her iki memenin sıkıştırılarak çeşitli seviye ve kesitlerde filmlerinin alınmasından ibaret bir incelemedir. Mammografi esnasında meme dokusunun sıkıştırılmasının amacı daha nitelikli görüntüler elde etmek ve kadının alacağı radyasyon dozunu en düşük seviyeye indirmektir.
Elde edilen röntgen görüntüleri daha sonra bir Radyoloji Uzmanı tarafından değerlendirilir ve bulguların ve önerilerin yer aldığı bir rapor düzenlenir.
Radyoloji Uzmanı değerlendirmesini yaparken genellikle önceki yıllardaki görüntüleri de dikkate alır. Bu nedenle mammografi filmlerinin ve raporlarının düzenli olarak muhafaza edilmesi ve Radyoloji Uzmanına sunulması son derece önemlidir.

Mammografi Raporu

Radyoloji Uzmanı elde edilen görüntüleri incelerken bu görüntülerde çok çeşitli özellikleri dikkate alır: Meme dokusunda kitle görünümünün olup olmadığı, doku içinde kalsifikasyon (kireçlenme) alanları, meme dokusunun yoğunluğu ve yoğunluğun meme dokusu içindeki dağılımı, meme cildinin kalınlığı, koltukaltı lenf bezlerinin durumu yazılacak olan raporu belirleyen temel özelliklerdir. Meme kanseri düşündüren hiçbir bulgu saptanmadığında bu durum genellikle \"normal mammografi bulguları\" olarak rapor edilir.

Görüntülerde normaldışı bulguların varlığı durumunda Radyoloji Uzmanı yazdığı raporda genellikle yönlendirici önerilerde bulunur. Meme içinde kanser düşündüren bir görüntü varlığında bu durum raporda genellikle \"ileri inceleme önerilir\" şeklinde belirtilir. Kitle saptandığında bu kitlenin kist yapısında olup olmadığının belirlenmesi amacıyla \"ultrasonografi incelemesi önerilir\" ibaresi de mammografi raporlarında sıklıkla görülür.
Mammografinin normal olup olmadığının nihai kararını meme muayenesini yapmış ve kadının tıbbi ayrıntılarını bilen doktor verir.

Meme Ultrasonografisi

Günümüzde çoğu durumda mammografi ve meme ultrasonografisi beraberce yapılmaktadır. Bunun en önemli nedeni meme ultrasonografisinin meme dokusundaki kistik ve solid (\"katı\") oluşumları birbirinden net bir şekilde ayırabilme yetisidir.

Not : Hastanemiz mammografi de SGK (SSK,BAĞ-KUR VE EMEKLİ SANDIĞI) ve DEVLET MEMURLARI İLE ANLAŞMALIDIR.Randevularınızı www.meltemhastanesi.com internet adresimizin e-randevu bölümündeki Genel Cerrahi branşını talep ederek iletebilir veya 0 212 644 22 00 tel ve 140 dhl.numaradan bize ulaşablirsiniz.


Okunma Sayısı : 2943

Bölüm Doktoru: Op. Dr. Mehmet Yalçın
Ayır

Bu makale sizi bilgilendirdi ise
paylaşarak diğer hastalara destek olabilirsiniz

Ayır