Menopoz Sonrası Kanama Kanser Habercisi Mi? - Özel Meltem Hastanesi

Menopoz Sonrası Kanama Kanser Habercisi Mi?


Menopoza girmiş bir kadında yıllar sonra kanama olması kimi hastalara göre çok normal ve rahatlatıcı bir durum gibi algılanırken, kimi hastalarda da büyük bir paniğe yol açtığını belirten Meltem Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayşe Pınar Yanmaz, "Bu durumlarda bazen 'gençleşmemi sağlıyor' psikolojisi ile bazen de 'kanser oldum' korkusu doktora gitmekten kaçınılır. İşte yapılacak en büyük yanlış burada başlamaktadır. Kanamanın birçok sebebi olabilir ve doktorların en önemli amacı kanser riski taşıyan bir hastayı erken teşhis ve tedavi etmektir.

Menopoz bir kadında son adet kanamasının üzerinden 1 yıl geçmesi olarak tanımlanır. Kanamalar menopoz döneminden bir veya birkaç yıl sonra görülebilir ve mutlaka araştırılması gerekir. Çünkü menopoza giren bir kadında hiçbir kanama normal kabul edilemez" diye konuştu.

Nedenleri nelerdir?

"Menopozal bir kadında kanamanın en sık görülen nedeni hormon ilaçlarının kullanılmasıdır" diyen Yanmaz şunları söyledi: Hormon tedavisi ateş basması, sinirlilik depresyon ve kemik erimesi gibi durumların giderilmesi amacıyla kullanılır ve yaşam kalitesini yükseltir. Ancak bazen hastalarda düzenli âdet benzeri kanamaların oluşmasına neden olabilir. Günümüzde kullanılan ve kanamaya neden olmayan hormon ilaçları vardır. Kanama olduğu zaman hormon ilaçları kesilmez, kanama fazla ise problem olup olmadığı araştırılır. Bu nedenle doktor kontrolü olmadan ilaç kulanılması sakıncalıdır.

Menopozal kanamaların diğer bir nedeni, vajina ve dış bölgede oluşan basit kanamalardır. Hasta, kanamanın yerini tam belirleyemediği için rahimden olduğunu düşünür. Menopozda eksilen östrojen hormonuna bağlı olarak vajina derisi incelir ve kurur. En ufak bir travmaya maruz kalındığında ise zedelenir, minik yırtıklar oluşur. Buna bağlı kanamalara da sıklıkla rastlanır. Teşhis doktor tarafından konulunca uygun tedaviye geçilir Bazen idrar yollarından veya bağırsaklardan gelen kanamalar da bu tür vajinal kanamalarla karışabilir."

Erken teşhis için zamanında muayene


Kanser riski taşıyan durumların tespiti için erken muayenenin önemini belirten Op. Dr. Ayşe Pınar Yanmaz, "Postmenopozal kanama nedenlerinin en önemlilerinin organik olanlarıdır. Bunlar rahim içi adet tabakasının kalınlaşması (hiperplazi), rahim içi polipleri, rahim ağzı kanseri, rahim kanseri rahim duvarında oluşan miyomlar, yaşa bağlı zayıflama (atrofik endometriyum) ve bazı yumurtalık kanserleridir. %10 hastada rahim kanserinin ilk bulgusu postmenopozal kanama olabilir. Bundan dolayı postmenopozal kanaması olan kadınların araştırılmasının ana amacı; özellikle kanser durumlarının erken teşhisidir. Bu şikâyetle muayeneye gelen hastalara ilk gelişlerinde genel bir sistemik ve jinekolojik muayene uygulanır. Spekulumla vajina içerisinde ve rahim ağzında bir sorun var mı diye bakılır. Pap-Smear testi alınır, hormon tedavisi veya pıhtılaşmayı bozan ilaçlar kullanıp kullanmadığı öğrenilir. Bunun dışında ultrasonografiyle rahim ve yumurtalıklar değerlendirilir. Bazı özel yöntemlerle rahim iç duvarını gözlemek gerekebilir. Menopoz sonrası dönemde rahim içerisinden kanaması olan her hastaya biyopsi (probe küretaj) yapılması gerekir. Hatta bu işlem kanaması olsun olmasın menopoz sonrası kontrollerde rahim iç zarı (endometrium) 4-5 mm'den kalın olan hastalara kontrol amaçlı da yapılır" diye konuştu.

Nasıl tedavi edilir?

Op. Dr. Ayşe Pınar Yanmaz kanser riski taşıyan hastaların tedavisi konusunda ise şunları söyledi: "Kürtaj işleminde özel aletler (küret) ile rahim içi kazınır (kürete edilir). Şiddetli ve uzun süreli kanamalarda hem altta yatan sebebi tespit edebilmek, hem de kanamayı durdurmak için uygulanır. Bu açıdan bakıldığında aynı zamanda bir tedavi şeklidir. Bu işlem sayesinde endometrial hiperplazi, rahim kanseri, rahimde yaşa bağlı zayıflama (atrofi) teşhisi konabilir. Hemen her zaman hastaya hafif bir anestezi yöntemi uygulanarak ağrı hissetmesi önlenir. Kürtaj sonucu alınan dokuların patolojik incelenmesi sonucunda riski olmayan hastalarda sadece takip veya ilaç tedavisi uygulanır. Kanser riski taşıdığı düşünülen hastalarda da rahim ve yumurtalıkların alınması (histerektomi) erken teşhis ve tedavi ile hayat kurtarıcı olabilmektedir."
Okunma Sayısı : 29860

Bölüm Doktorları: Op. Dr. Nuray Günay, Op.Dr. Fatma Altınel Zakiev
Ayır

Bu makale sizi bilgilendirdi ise
paylaşarak diğer hastalara destek olabilirsiniz

Ayır